Hamilelikte kan pıhtılaşması tedavisi

Hamilelikte kan pıhtılaşması tedavisi


Hamilelikte kan pıhtılaşması tedavisi,hamilelikte kan pıhtılaşması tedavisi uzman tv,hamilelikte kan pıhtılaşması tedavisi ne zaman başlar,gebelikte kan pıhtılaşması tedavisi,hamilelikte kan pıhtılaşma tedavisi,gebelikte kan pihtilasmasi tedavisi,gebelikte kan pıhtılaşması tedavisi uzman tv,gebelikte kan pıhtılaşma tedavisi,hamilelikte kan pıhtılaşması ve tedavisi,hamilelikte kan pıhtılaşması doğal tedavisi

Hamilelikte kan pıhtılaşması tedavisi:Kan pıhtılaşması normal bir insan için bile endişe verici durumken, hamilelikte meydana gelmesi işin ciddiyetini daha da artırmaktadır. Ayrıca anne karnındaki bebeğin gelişimi ve sağlığı için de büyük bir risktir.

Kan pıhtılaşması tanısı olan vakalarda folik asit, düşük doz çocuk aspirini, kan pıhtılaşmasını azaltıcı iğneler, B vitamini gibi koruyucu-önleyici tedaviler sonuçlara göre verilmelidir. Çoğunlukla koruyucu-önleyici  (profilaksi) dozları % 80 vakada yeterli olmaktadır.

İyi haberimiz şu ki, hamilelikte kan pıhtılaşması çok nadir görülen bir durumdur. Bununla birlikte, kan pıhtılaşma riskini en aza indiren bazı önlemlerin de almanız, işinizi kolaylaştıracaktır.

kan pıhtılaşması nedir kısaca ,kan pıhtılaşması nedir vikipedi ,kan pıhtılaşması nedir belirtileri ,kan pıhtılaşması nedir ,kan pıhtılaşması nedir tedavisi ,kan pıhtılaşması nedir gebelikte ,kan pıhtılaşması nedir uzman tv ,kan pıhtılaşması nedir video ,kan pıhtılaşması nedir zararları
Kan pıhtılaşması, kan akışını engelleyen hücrelerin vücudunuzda zamanlı zamansız üretilmesidir. Bu hücrelere “trombosit” adı verilmektedir. Normalde bu trombositler, vücudunuzda bir yerinizi kestiğiniz zaman üretilir. Böylece kanı pıhtılaştırarak akışını engeller ve kanamayı durdurur.

Hamilelikte kanınızın pıhtılaşma oranı daha da yüksektir. Bunun amacı doğum esnasında aşırı kan kaybetmenizi önlemektir.

Hamilelikte Kan Pıhtılaşması

Fakat bu dönemlerde “Derin Damar Trombozu” diye bilinen bir rahatsızlık meydana gelerek sağlığınız için çeşitli risk grupları oluşturabilir. “Derin Damar Trombozu” kanın ayaklarınızda ve kalça kemiğinizin etrafındaki bölgelerde pıhtılaşması demektir.

Derin Damar Trombozu’nu engelleyecek ve tedavi edecek pek çok yöntem vardır.

Önemli olan gebelik öncesi, gebelik kaybı oluşmadan önce bu riskli grubun belirlenmesidir. Ayrıca günlük kan pıhtılaşmasını azaltıcı iğnelere rağmen gebelik kaybı hikayesi olanlar için, koruyucu (profilaktik, önleyici) dozda değil tedavi edici dozda tedavilere geçebilmek gerekmektedir. Yaklaşık % 20 vakada tedavi edici dozda kan pıhtılaşmasını azaltıcı daha yüksek dozlar gerekebilmektedir.

Ayrıca şunu bilmelisiniz ki, hamile kadınlarda kan pıhtılaşması riski sadece %0.1 – 0.2 civarındadır.

Hamilelikte kan pıhtılaşması ve tedavisi


Hamilelikte kan pıhtılaşması ve tedavisi,hamilelikte kan pıhtılaşması tedavisi,gebelikte kan pıhtılaşması tedavisi,gebelikte kan pıhtılaşması gebelikte tromboz ve tedavisi,hamilelikte kan pıhtılaşması tedavisi uzman tv,hamilelikte kan pıhtılaşması tedavisi ne zaman başlar,hamilelikte kan pihtilasmasi tedavisi,hamilelikte kan pıhtılaşma tedavisi,hamilelikte kan pıhtılaşması doğal tedavisi,gebelikte kan pihtilasmasi tedavisi

Teşhis edildiği anda vakit kaybedilmeden tedavi uygulanır böylece olası amboliler engellenmiş olur. Ayrıca oluşan pıhtının ilerlemesini durdurmak ve yok etmek için acil tedavi uygulanılır. Anne adayına heparin vb. iğneler yapılarak tedavi süreci başlatılır.

Klinik tecrübeme göre kan pıhtılaşmasının tanısı her zaman laboratuar ile korrele değildir. Fakat endikasyonu olan vakalarda kan pıhtılaşmasını azaltıcı ilaçlar ile eve sağlıklı çocuk gitmesi sağlanabilmektedir.

Hastaya iğneyi nasıl yapacağı konusunda bilgiler verilerek kendi kendine iğne yapması öğretilir. Bundan sonraki aşamada hasta rutin kontrollere gelerek hastanede ayakta tedavisini görür.

Bir kadın, bir hamileliğinde derin toplardamar trombozu veya akciğer ambolisi yaşadıysa, gelecek hamilelikler için önlemler almalı mıdır?

Eğer anne adayı önceden akciğer ambolisi veya tromboz atlatmışsa, anne adayanın yeni gebeliğinde heparin vb. iğneler kullanılarak olası pıhtılaşma önlenmeye çalışılır. Bu doktorlar arasında yaygın olan bir fikirdir fakat riskli hastalara uygulanır.

Hamilelikte Kan Pıhtılaşması

 

8 Yorumlar

  1. Bn 2kez düsük yaptım devlet hastanesindeki doktorlar kesin bisi söylemediler özele gittim kan pirtilasmasi olma olasılığı fazla dedi bnm kanım koyu olduğundan mi acaba Bebeklerimi kaybettimm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekrarlayan gebelik kayıpları yaşamanızın ne kadar üzücü ve yıpratıcı olduğunu tahmin edebiliyorum. Bu zorlu süreçte yanınızdayız.

      Devlet hastanesinde kesin bir yanıt alamamanız ve özelde kan pıhtılaşması olasılığından bahsedilmesi, doğru bir yöne işaret ediyor olabilir. "Kanın koyu olması" tabiri halk arasında genellikle kanın pıhtılaşmaya daha yatkın olduğu durumları tanımlamak için kullanılır. Tıbbi literatürde ise bu durum "trombofili" olarak adlandırılan kan pıhtılaşma bozukluklarına işaret edebilir.

      Evet, kan pıhtılaşma bozuklukları, tekrarlayan gebelik kayıplarının önemli nedenlerinden biridir. Vücudunuzda kanın normalden daha kolay pıhtılaşmasına neden olan genetik veya sonradan edinilmiş bazı durumlar (örneğin Faktör V Leiden mutasyonu, Protrombin gen mutasyonu, MTHFR gen mutasyonu, antifosfolipid sendromu gibi) gebelik sırasında sorunlara yol açabilir. Bu pıhtılaşmalar, özellikle plasentaya (bebeği besleyen organ) giden kan damarlarında meydana gelerek bebeğin yeterli besin ve oksijen almasını engelleyebilir, bu da düşük veya anne karnında bebeğin kaybıyla sonuçlanabilir.

      Dolayısıyla, özeldeki doktorunuzun "kan pıhtılaşması olma olasılığı fazla" demesi ve sizin "kanım koyu" yorumunuz arasında bir bağlantı olması oldukça muhtemeldir.

      Bu noktada en önemli adım, nedenini kesin olarak belirlemek için detaylı testler yapılmasıdır. Bu testler genellikle kanınızdaki pıhtılaşma faktörlerini ve antikorları incelemeyi içerir. Eğer bir pıhtılaşma bozukluğu teşhis edilirse, bir sonraki gebeliğinizde doktorunuzun kontrolünde uygulayacağınız uygun tedavi yöntemleri (genellikle kan sulandırıcı ilaçlar) ile başarılı bir gebelik geçirme şansınız önemli ölçüde artacaktır.

      Bu süreci mutlaka perinatoloji uzmanı (yüksek riskli gebeliklerle ilgilenen bir kadın doğum uzmanı) veya hematolog (kan hastalıkları uzmanı) ile birlikte yönetmenizi öneririm. Onlar, sizin için en uygun tanı ve tedavi planını belirleyerek size yol göstereceklerdir.

      Umutsuzluğa kapılmayın, günümüzde tekrarlayan gebelik kayıplarının birçok nedeni aydınlatılmış durumda ve tedavi seçenekleri mevcut. En kısa zamanda sağlığınıza kavuşmanızı ve hayallerinize ulaşmanızı dilerim.

      Sil
  2. Özlem demiral26 Mart 2016 23:42

    Mrb hocam ben 9 ay önce 6 haftalık bebeğimi kalp atışı durduğu için düşürdüm sonra yaşım 32 gereği genetik testler yaptım mthfr c677 heterozigot cıktı lupus antikogülani değerleri 1-2 değer fazla cıktı suan 10 haftalık hamileyim doktorum 4 haftadan beri hibor 3500 kullanıyorum ve folik asit hiç bir sorun yok acaba gereksiz mi kullanıyorum çünkü 2 doktor hererozigotta kullanmak gerekmiyor bu iğneler çokta masum değil dedi hep tedirgin kullanıyorum lütfen cevap verirmişsiniz şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, öncelikle 9 ay önce yaşadığınız o zorlu kaybınız için çok geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Şu anki gebeliğinizde, geçmiş deneyiminizin ve alınan kararların verdiği endişeyle tedirgin hissetmeniz çok doğal ve anlaşılır bir durum. Gelin, aklınızdaki bu soruları ve durumu netleştirmeye çalışalım.

      Anlattığınız duruma göre birkaç önemli nokta bir araya geliyor:

      1. **Geçmiş Gebelik Kaybı:** 6 haftalık gebelikte kalp atışının durmasıyla sonuçlanan bir kayıp öykünüz var. Bu, sonraki gebeliklerde doktorların daha dikkatli olmasını gerektiren önemli bir faktördür.
      2. **MTHFR C677T Heterozigot:** Bu genetik mutasyon toplumda oldukça yaygın görülür. Tek başına heterozigot formunun, tekrarlayan gebelik kayıplarına neden olup olmadığı veya kan sulandırıcı tedavi gerektirip gerektirmediği konusu tıp dünyasında hala tartışmalıdır ve farklı görüşler bulunmaktadır. Bu nedenle bazı doktorların "gerekmiyor" demesi bu bilimsel tartışmadan kaynaklanabilir.
      3. **Lupus Antikoagülan Değerleri:** Değerlerinizin normalin 1-2 birim üzerinde çıkması, Antifosfolipid Sendromu (AFS) adı verilen bir durum açısından önemli bir bulgu olabilir. AFS, tekrarlayan gebelik kayıplarının bilinen bir nedenidir ve bu sendromda veya şüphesi durumunda gebelik boyunca kan sulandırıcı (heparin türevleri gibi) kullanımı genellikle önerilen bir yaklaşımdır.
      4. **Hibor 3500 ve Folik Asit Kullanımı:** Şu anki doktorunuzun size Hibor (düşük molekül ağırlıklı heparin) ve folik asit reçete etmesi, muhtemelen tüm bu faktörleri (önceki gebelik kaybı öykünüzü, MTHFR heterozigotluğunuzu VE özellikle yükselmiş lupus antikoagülan değerinizi) bir bütün olarak değerlendirmesinden kaynaklanıyor. Yani, sadece MTHFR heterozigotluğuna değil, tüm klinik tablonuza bakılarak ve riskleri minimize etmeye yönelik alınmış bir karar olabilir. Folik asit ise gebelik öncesi ve sırasında herkes için önerilen temel bir destektir.

      **"Gereksiz mi kullanıyorum?" ve "İğneler çok da masum değil" endişesi:**

      Bu endişeniz çok haklı. Her ilaç gibi kan sulandırıcıların da olası yan etkileri ve riskleri vardır (örneğin kanama, enjeksiyon yerinde morarma vb.). Bu nedenle doktorlar, ilacın faydalarının potansiyel risklerinden daha fazla olduğuna inandıklarında bu kararı verirler. Sizin durumunuzda, doktorunuz muhtemelen geçmiş gebelik kaybınızı ve özellikle sınırda olsa da yüksek çıkan lupus antikoagülan değerlerinizi göz önünde bulundurarak, gebeliğinizin sağlıklı ilerlemesi adına bu tedavinin önemli olduğuna inanmıştır.

      **Önemli Öneri:**

      En doğru ve iç rahatlatıcı bilgiyi, sizi takip eden ve tüm tıbbi geçmişinizi en iyi bilen doktorunuzdan alacaksınız. Lütfen şu anki doktorunuzla bu endişelerinizi ve sorularınızı açıkça paylaşmaktan çekinmeyin. Ona "Farklı görüşler beni endişelendiriyor. Benim durumumda Hibor ve folik asit kullanımının ana nedeni nedir? Benim için faydaları nelerdir ve olası riskleri konusunda beni nasıl bilgilendirebilirsiniz?" gibi soruları yönelterek, tedavi planınızın arkasındaki mantığı ve size özel faydalarını daha detaylı anlamaya çalışın.

      Unutmayın, iyi bilgilendirilmiş bir hasta olmak, tedavi sürecinde en güçlü duruştur. Şu anki doktorunuzun kararı, sizin özel durumunuz için en uygun yaklaşım olduğuna dair kapsamlı bir değerlendirmenin sonucudur.

      Umarım bu bilgiler aklınızdaki sorulara bir nebze olsun açıklık getirir ve içsel bir rahatlama hissetmenize yardımcı olur. Sağlıklı, huzurlu ve keyifli bir gebelik süreci dilerim.

      Sil
  3. Merhaba doktor bey.ben 9 haftalik gebe iken bebeğimi düşürdüm ve kürtaj oldum.11 yaşında oğlum var.sürekli aynı doktora gittim hep rutin tetkikler yaptırdı.sonra başka bir doktora gittim tekrar bebek düşündüğüm için
    test yaptı sende kan pıhtılaşması var dedi.gebe kalmadan önce iğne mi yoksa günlük aspirin kullanayım doktor bey.saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, öncelikle yaşadığınız bu zorlu süreç için çok üzgün olduğumu belirtmek isterim. Gebelik kaybı yaşamak hem fiziksel hem de duygusal açıdan yıpratıcı olabilir. Geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

      Kan pıhtılaşması teşhisi konulması, tekrarlayan gebelik kayıplarının önemli nedenlerinden biri olabilir ve bu konuda araştırma yapmanız çok doğru bir yaklaşım. "Kan pıhtılaşması" terimi genellikle genetik veya edinilmiş trombofilileri (pıhtılaşma eğilimini artıran durumlar) kapsar. Bu teşhisin tam olarak hangi testlerle ve hangi spesifik pıhtılaşma faktörü ile konulduğu, tedavi planını belirlemede kritik öneme sahiptir.

      Tedavi seçenekleri (düşük doz aspirin veya heparin iğneleri gibi) genellikle gebelik planlamasından önce veya gebelik oluşur oluşmaz başlanarak, doktorunuzun sizin özel durumunuza ve yapılan detaylı test sonuçlarına göre belirlemesi gereken konulardır. Ben size burada kesin bir ilaç veya tedavi yöntemi önermem etik ve profesyonel olarak mümkün değildir, zira bu kararlar bireysel tıbbi değerlendirme gerektirir.

      Size tavsiyem, bu "kan pıhtılaşması" teşhisini koyan doktorunuzla veya bu konuda uzmanlaşmış bir perinatolog (riskli gebelik uzmanı) ile test sonuçlarınızın ayrıntılarını konuşmanızdır. Doktorunuz, spesifik pıhtılaşma bozukluğunuzun türüne, geçmiş gebelik kaybı öykünüze ve genel sağlık durumunuza göre en uygun tedavi protokolünü (aspirin mi, iğneler mi, yoksa ikisi birden mi ve ne zaman başlanmalı) size özel olarak planlayacaktır. Bu planlama, yeni bir gebelik denemeden önce yapılmalıdır.

      Umarım en kısa sürede sağlıklı bir gebelik sürecine başlarsınız. Bu süreçte doktorunuzla yakın iletişimde kalmanız ve tüm sorularınızı çekinmeden sormanız çok önemlidir. Sağlıklı günler dilerim.

      Sil
  4. hamilelikte kan pıhtılaşması

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba! Hamilelikte kan pıhtılaşması konusu, hem anne hem de bebek sağlığı açısından oldukça önemli ve farkındalık yaratılması gereken bir durum. Bu konuyu merak etmeniz çok yerinde ve üzerinde durulması gereken bir nokta.

      Gebelik, kadın vücudunda birçok fizyolojik değişikliğin yaşandığı özel bir dönemdir. Bu değişikliklerden biri de, pıhtılaşma sisteminde meydana gelen ve kanın daha kolay pıhtılaşmasına yatkın hale gelmesine neden olan durumlardır. Bu, doğum sırasında aşırı kanamayı önlemeye yönelik doğal bir koruma mekanizması olsa da, bazı durumlarda istenmeyen kan pıhtılarının (tromboz) oluşma riskini artırabilir.

      **Hamilelikte Kan Pıhtılaşması Neden Önemlidir?**

      * **Derin Ven Trombozu (DVT):** Genellikle bacaklarda veya pelviste oluşan pıhtılardır. Belirtileri arasında bacakta ani ağrı, şişlik, kızarıklık ve sıcaklık hissi bulunabilir.
      * **Pulmoner Emboli (PE):** DVT'den kopan bir pıhtının kan dolaşımı yoluyla akciğerlere ulaşarak akciğer damarlarını tıkaması durumudur. Bu, ciddi nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürük ve hızlı kalp atışı gibi belirtilere yol açabilen ve acil tıbbi müdahale gerektiren hayati tehlike arz eden bir durumdur.
      * **Gebelik Komplikasyonları:** Tekrarlayan gebelik kayıpları (düşükler), plasental yetmezlik, preeklampsi ve gebelik hipertansiyonu gibi durumlarla da ilişkili olabileceği düşünülmektedir.

      **Risk Faktörleri Nelerdir?**

      Her kadının gebelikte pıhtılaşma riski aynı değildir. Bazı risk faktörleri şunları içerir:

      * Genetik yatkınlık (trombofili adı verilen pıhtılaşma bozuklukları)
      * Daha önceki gebeliklerde pıhtılaşma öyküsü
      * Obezite
      * İleri anne yaşı
      * Çoğul gebelik (ikiz, üçüz vb.)
      * Hareketsizlik veya uzun süreli yatak istirahati
      * Bazı otoimmün hastalıklar
      * Sigara kullanımı
      * Sezaryen doğum
      * Tüp bebek tedavisi

      **Ne Yapmalı?**

      Eğer hamilelikte kan pıhtılaşması ile ilgili herhangi bir endişeniz varsa veya bacaklarınızda şişlik, ağrı, kızarıklık, nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi belirtiler fark ederseniz, vakit kaybetmeden doktorunuza başvurmanız çok önemlidir. Doktorunuz, risk faktörlerinizi değerlendirecek, gerekli kan testlerini yapacak ve kişiye özel bir takip veya tedavi planı oluşturacaktır. Yüksek riskli anne adaylarına genellikle gebelik boyunca ve lohusalık döneminde kan sulandırıcı (düşük molekül ağırlıklı heparin) enjeksiyonları önerilebilir.

      Unutmayın ki her gebelik kendine özgüdür ve her anne adayının durumu farklıdır. Bu nedenle, genel bilgilendirmelerin ötesinde, kendi durumunuzu doktorunuzla detaylı bir şekilde konuşmanız en güvenli ve doğru yaklaşımdır.

      Sağlıklı ve güvenli bir gebelik geçirmenizi dilerim!

      Sil
Daha yeni Daha eski

İletişim Formu

Sizin Düşünceniz Nedir?

Okuduğunuz konuyla ilgili merak ettiklerinizi sorabilirsiniz. Yorumlarınız kesinlikle en kısa sürede cevaplanacaktır.

#toc-container { border: 1px solid #e5e5e5; padding: 15px; margin: 20px 0; background: #fafafa; font-size: 14px; } #toc-container strong { display: block; margin-bottom: 10px; font-size: 16px; } #toc-container ul { list-style: none; padding-left: 0; } #toc-container ul li { margin-bottom: 6px; } #toc-container ul li a { text-decoration: none; color: #006699; } #toc-container ul li a:hover { text-decoration: underline; } ]]>