27 Haftalık Hamilelik

27 Haftalık Hamilelik


27 haftalık hamilelik kaç aylıktır


Gebeliğinizin 27. Haftası, 27 Haftalık Hamilelik Kaç ay Yapar ? 6 ay, 3 hafta eder, Hamileliğinizin 186. günü ve Doğuma 97 Gün Kaldı.

27 haftalık hamilelik, haftasında bebeğiniz yaklaşık 860 gr. ağırlığında ve 36 cm. boyundadır. Bebeğiniz artık oluşumunu mükemmel bir şekilde tamamlamış ve gebeliğiniz hafta hafta ilerlerken gelişimini devam ettirecektir. Bazı bebekler 2,7 kg.’da doğarken, bazıları yaklaşık 4,5 kg.’da doğar. Birçok bebeğin doğum kilosu ortalama 3 – 3,6kg. arasıdır.

27 Haftalık Bebek Boyutu



27 Haftalık Bebek Tahmini boyutu Kavun kadardır.
Bebeğinizin Tahmini Boyu: 36 cm. Bebeğinizin Tahmini Ağırlığı: 860 gr.

27 haftalik hamilelikte bebek kilosu


27 haftalık gebelik,  haftasında bebeğiniz kilo alacak ve büyümeye devam edecektir. Bebeğinizin göz kapakları gebeliğin 27 – 28. haftalarına kadar kaynaşmış durumda olacaktır.

Bu haftalardan sonra, retinanın gelişmeye başlaması ile birlikte bebeğinizin göz kapakları açılacaktır. Böylece bebeğiniz bilgi iletmeye ve dışarıdan ışık almaya başlayacaktır.

Doğumdan sonraki birkaç hafta boyunca bebeğinizin görüntüsü istikrar sağlayamayacak olsa da, belli boyutları ve şekilleri anlamaya başlayacaktır.

27 haftalık gebelikte annedeki değişiklikler


Gebeliğin 27. haftasında rahminiz genişlemeye ve büyümeye devam eder.

Bu dönemde rahminizin boyu ortalama 26-28 cm. arasındadır.

Gebeliğin bu haftasında kilo alımınızda sıvı tutulumu sebebiyle büyük oranda dalgalanmalar olacağını unutmayın.

Bu yüzden bu hafta çok sık kilonuzu ölçerek canınızı yok yere sıkmayın.

Sırt Ağrısı
Bu haftada Kadınların %62 inde  Sırt Ağrısı ve kengi gibi şikayetler meydana gelir

Yorgunluk

27 haftalık hamilelikte ayrıca kadınların 57 % sinde yorgunluk, halsizlik gibi belirtiler mevcuttur

Asit Reflü
Yine bu haftada Kadınların % 37 ‘sinde Asit Reflü, mide ekşimesi ve yanması gibi sorunlar görülebilir.

İkinci trimester döneminde yaşadığınız enerji düşüklüğünü gebeliğin 27. haftasında da yaşamaya devam edebilirsiniz.

Bebeğiniz gelişip büyümeye devam ederken vücudunuz ekstra enerji kullanacaktır. Rahminizin büyümesi ile kan dolaşım sisteminizde artış yaşanmaya devam edecektir.

Bu da yorgunluğa sebep olur. Bu dönemde gün içerisinde bir iki kez şekerleme yapmanız kendinizi dinlenmiş hissetmenizi sağlar.

15 dakikalık dinlenme bile kendinizi tekrar enerji dolu hissetmenize yeterli olabilir.

Gebeliğin 27. haftasında birçok kadın Braxton Hicks kasılmalarını yaşamaya başlar. Bu kasılmalar vücudunuzu doğuma hazırlayan doğum öncesi kasılmalardır.

Genelde düzensiz aralıklarla yaşanır, bazen rahatsız edicidir fakat çoğunlukla şiddetli değildir.

27 haftalık hamilelikte doğum izni


Gebeliğin 27. haftası işvereniniz ile doğum izni hakkında konuşmanız için iyi bir dönemdir.

Doğum izninin bir çalışan olarak yasal hakkınız olduğunu düşünmeyin.

Kimlerin doğum izni alabileceği, kimlerin alamayacağı ile ilgili katı uygulamalar ve kurallar vardır. Ancak birçok işveren doğum izni için uygunluk vermektedir.

Doğum izni boyunca işlerinizi yürütecek kişileri belirleme konusunda da işvereninizle görüşmelisiniz.

Çalışan olarak sizin de yasal haklarınız vardır. Bunları bilmek önemlidir. Birçok firma doğumdan sonra genelde 6 – 8 hafta doğum izni vermektedir.

Doğum izniniz süresince maaşınızı almaya devam edeceksiniz.

Ancak bazı firmalar da doğum izninde maaş vermeyi kabul etmez. Bazen de belli katı kurallarla karşı karşıya gelebilirsiniz.

Örneğin, bazı yerlerde doğum iznini kullanmadan önce belli bir sürede çalışmış olmanız gerekir. Alternatiflerinizi öğrenmek için İnsan Kaynakları temsilciniz ve müdürünüzle görüşmelisiniz.

27 haftalık hamilelikte kaç kilo alınır


Gebeliğin başından doğuma kadar normalde alınması gereken kilo 9-12 kilo kadardır. Hamileliğin başında zayıf olan anneler biraz daha fazla 15-17 kilo kadar alabilirler. Hamileliğin başında aşırı kilolu olan annelere de fazla kilo almaları önerilmez ve genellikle 7-8 kilo almaları yeterli kabul edilir. Bu yaklaşık açıklamalara rağmen almanız gereken kilo sağlık durumunuz, kilonuz ve bebeğin durumu gibi faktörlere göre değişiklikler gösterebilir, bu nedenle doktorunuza danışmalısınız. Örneğin ikiz gebeliklerde daha fazla kilo alınır.

Önemli olan gebelikte uygun miktarda ve düzenli şekilde kilo alarak doğuma normal bir kiloda girmek ve doğumdan sonra da yavaş yavaş doğru şekilde bu kiloları vererek eski formuna kavuşmaktır. Bunun için ise birinci şart gebeliğe normal bir kiloda başlamaktır, bu nedenle aşırı kilosu olan anne adaylarına diyetisyene başvurarak ve egzersiz yaparak normal kilolarına inmelerini ve bundan sonra gebe kalmalarını öneririz. Çünkü fazla kilolara gebelikte sıklıkla daha fazlaları eklenecektir ve bu da gebelikle ve doğumla ilgili çeşitli kötü etkiler oluşturabilecektir.

Doktorun sorundan haberdar olması ve sorunla ilgili konularla yakından ilgilenmesi gerekir. Mesela yükselen tansiyon, idrar yolları enfeksiyonu ve diyabet sürekli kontrol edilmelidir. Sezaryen durumunda koruyucu antibiyotikler verilebilir. Bazı durumlarda trombozu önlemek amacıyla heparin verilebilir.

14 haftadan sonra, haftada 0,5 almak mümkündür. Yani bu her ay 2 kilo anlamına gelir. 30. haftadan sonra kilo alımı yine düşer. Son haftalarda ya çok az kilo alınır, belki de hiç alınmaz.
Ayrıca unutmamak gerekir ki; alman kilonun çoğunluğunu su tutumu ve rahim içeriği teşkil eder. Ve bunlar doğumla hemen gider. Ama tabi yağ olarak kazanılan kilolar da vardır. Evet. Bazı yağlar karın, kalça ve sırtta deri altında birikir. Bunların yok olması için doğum sonrasında egzersiz yapılması çok iyidir.

27 haftalık hamilelikte cinsellik


Cinselliğin hangi aya dek yaşanabileceği sorusu sık sorulan bir sorudur, gebelik boyunca tıbbi bir engel oluşmadıkça ve belirli bazı pozisyonlarda gebeliğin son bir ayına dek ilişki yaşanabilir. Hamileliğin son dört haftasında spermin içeriğinde bulunan prostaglandin hormonunun rahim ağzında açılmaya ve meme başı uyarılması ve orgazmın yarattığı oksitosin salınımının da yine rahimde kasılmalara yol açacağını öngörerek cinsel ilişkide bulunulmamasını teorik olarak tavsiye etmekteyiz.


Ama yine de bununla ilgili kesin bulgulara sahip değiliz, yapılan bazı çalışmalar cinselliğin gebelikte de normal yaşamdaki kadar yoğun ve serbest yaşanabileceğini iddia etmektedir. Anne adaylarının bu konuda doktorunun tavsiyesini dinlemesinde fayda vardır, çünkü aşağıda bir kısmını yazdığım tıbbi durumlarda cinsel ilişkide bulunmak doğru olmaz.



İlişkide ortaya çıkan kanama ve ağrı, vajinal enfeksiyonlar, doktor tarafından tanısı konmuş plasenta previa (bebeğin eşinin rahim ağzında yerleşmesi), bebeğin sularının gelmesi, servikal yetmezlik gibi sorunlar yoksa ilişkiye son hızda devam :)

Hamilelikte ne kadar cinsel ilişkiye girebileceğiniz bebeğin durumundan ve gelişiminden tamamen bağımsızdır. Üstelik bazı uzmanlar, normal doğum gecikmişse cinsel ilişkiye girilmesini önerirler çünkü ilişki sırasındaki madde salgıları normal doğumu kolaylaştırır. Önemli olan erken doğumda değil gecikmiş doğumda bunu uygulamaktır. Cinsel ilişki abartılmadığı sürece bebeğe hiçbir zarar vermez.

Sonuç olarak tıbbi bir engel olmadıkça hamileliğin son dört haftasına dek cinsellik bir gebe kadının en doğal hakkıdır.

8 Yorumlar

  1. Teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Sık sık idrara çıkmaya başladım ama herhengi bir gebelikten şüphelenmelimiyim normalde korunuyorum ama kaçma sebebi ile hamilelik yaşamam mümkünmü acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, öncelikle bu konuda yaşadığınız endişeyi anlıyor ve size yardımcı olmak adına elimden geleni yapmaya çalışacağım. Sık idrara çıkma şikayeti oldukça yaygın görülen bir durumdur ve birçok farklı nedene bağlı olabilir.

      Gebelik, bu nedenlerden biri olabilir, özellikle de korunma yönteminize rağmen bir "kaçma" durumu yaşandığını düşündüren bir olay varsa. Korunma yöntemleri ne kadar etkili olursa olsun, hiçbir yöntem %100 garanti sağlamaz ve nadiren de olsa beklenmedik durumlar yaşanabilir. Bu nedenle, öncelikle bir gebelik testi yaparak bu ihtimali netleştirmek en doğru adım olacaktır. Eczaneden kolayca temin edebileceğiniz ev gebelik testleri genellikle güvenilir sonuçlar verir, ancak kesinleştirmek için bir sağlık kuruluşunda kan testi de yaptırabilirsiniz.

      Ancak unutulmamalıdır ki, sık idrara çıkmanın tek nedeni gebelik değildir. Bu durumun başka potansiyel nedenleri de bulunmaktadır:

      * **İdrar Yolu Enfeksiyonları (İYE):** Özellikle kadınlarda sık görülen bir durumdur ve sık idrara çıkma, yanma, ağrı gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
      * **Şeker Hastalığı (Diyabet):** Kontrolsüz diyabet, vücudun fazla şekeri idrar yoluyla atmaya çalışması nedeniyle sık idrara çıkmaya yol açabilir.
      * **Aşırı Sıvı Tüketimi:** Normalden daha fazla su, çay, kahve gibi içecekler tüketmek idrara çıkma sıklığını artırabilir.
      * **Bazı İlaçlar:** Diüretikler gibi bazı ilaçlar idrar söktürücü etki göstererek idrara çıkma sıklığını artırabilir.
      * **Mesane Problemleri:** Aşırı aktif mesane sendromu gibi durumlarda mesane küçük miktarda idrarla bile sıkışma hissi verebilir.
      * **Rahimdeki Büyüme (Özellikle gebelik dışında miyom gibi durumlar):** Mesaneye baskı yaparak sık idrara çıkmaya neden olabilir.

      Gördüğünüz gibi, durumunuzu aydınlatmak için birden fazla olasılık mevcut. Bu nedenle, evde yapacağınız gebelik testinin sonucuna ek olarak, bir sağlık kuruluşuna başvurarak detaylı bir muayene olmanız çok önemlidir. Doktorunuz, şikayetlerinizi dinledikten ve gerekli gördüğü takdirde idrar tahlili veya diğer tetkikleri yaparak size doğru tanıyı koyacak ve uygun yönlendirmeyi yapacaktır. Kendi kendinize bir yorumda bulunmak yerine, profesyonel bir değerlendirme almak her zaman en sağlıklı yoldur.

      En kısa sürede bir doktora başvurarak bu konuyu açıklığa kavuşturmanızı öneririm. Geçmiş olsun dileklerimle.

      Sil
  3. Her halukarda gebe kalma ihtimaliniz var binde birde olsa korunan insanlardada gebelik oluşabilir. Bunun çeşitli sebepleri vardır. Ancak sık sık idrara çıkma havaların soğuması sebebi ile kendinizi üşütme ihtimalinizi de ortaya çıkarmaktadır. İllaki gebelikte n çüphelenenler elbette 3 hafta içerisinde gebelik kontrollerini yaptırmalıdır.

    YanıtlaSil
  4. Rica ederiz Yağmur hanım yine bekleriz.

    Yorum yapan ziyaretçilerimizden istirhamımız hamileliğinizin kaçıncı ayında olduğunuzu ve şu anki durumunuzun ne olduğunu açıklayıcı bir şekilde yazmanızdır. Böylelikle icap eden durumlarda doktorlarımızdan herhangi biri ile iletişim kurmanız daha olası hale gelir.

    YanıtlaSil
  5. Betül alnıaçık28 Mart 2016 17:13

    Merhaba .ben 27 hafta 4 gunluk hamileyim .fakat dkr.bana bebeğin olduğundan biraz küçük dedi .onun verdiği gibi beslenmem gerektiğini söyledi .şeker yuklemesi yaptırmadim yaptırmayı da düşünmüyorum. Zaten çok şekerli tüketiyorum kendime hakim olamıyorum. Sorum ise şu : bu dönemde ne yersen bebeği buyutebilirim .nasıl bebek için beslenmeliyim.şimdiden teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba hanımefendi, öncelikle bu özel ve güzel gebelik yolculuğunuzda size yardımcı olmak için buradayım. Hamileliğinizin 27. haftasına gelmişsiniz, bu dönemde bebeğinizin gelişimiyle ilgili duyarlı olmanız ve endişeler taşımanız gayet doğal.

      Doktorunuzun bebeğin biraz küçük olduğunu belirtmesi ve beslenmeniz gerektiği yönünde tavsiyelerde bulunması çok önemli. Bu durum genellikle "intrauterin büyüme kısıtlılığı" olarak adlandırdığımız bir durumu işaret edebilir ve doktorunuzun size özel beslenme önerileri bu durumun sağlıklı bir şekilde yönetilmesi açısından büyük önem taşır. Buradaki ana hedefimiz, bebeğinizin sadece kilo alması değil, tüm organ sistemlerinin sağlıklı ve dengeli bir şekilde gelişmesidir.

      Şeker yüklemesi (glukoz tolerans testi) konusundaki çekincelerinizi anlıyorum. Ancak bu test, gebelik diyabeti riskini değerlendirmek açısından hayati bir öneme sahiptir. Özellikle tatlı tüketiminizin fazla olduğunu ve kendinizi kontrol etmekte zorlandığınızı belirtmeniz, bu testin gerekliliğini bir kat daha artırıyor. Gebelik diyabeti, hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı için bazı riskler taşıyabilir. Kontrolsüz kan şekeri seviyeleri, bebeğinizin aşırı kilo almasına (makrozomi) neden olabileceği gibi, erken doğum, solunum sıkıntıları veya doğum sonrası kan şekeri düşüklüğü gibi bazı zorluklara da yol açabilir. Bu nedenle, lütfen doktorunuzla bu konuyu tekrar konuşmanızı ve testin faydaları hakkında daha detaylı bilgi almanızı şiddetle tavsiye ederim. Bu testin yapılması, hem sizin hem de bebeğiniz için en sağlıklı yolu belirlememize yardımcı olacaktır.

      Sil
    2. Peki, bebeğinizin sağlıklı büyümesi ve gelişimi için nasıl beslenmelisiniz? Odaklanmanız gereken şey, sadece kalori almak değil, aynı zamanda besin değeri yüksek ve dengeli bir diyet uygulamaktır:

      1. **Protein Kaynakları:** Bebeğinizin doku, organ ve kas gelişimi için proteinler hayati öneme sahiptir. Günde en az 2-3 porsiyon protein almaya özen gösterin. Kırmızı et (yağsız kısımlar), tavuk, balık (özellikle omega-3 açısından zengin somon, sardalya), yumurta, baklagiller (mercimek, nohut, fasulye), süt, yoğurt ve peynir iyi protein kaynaklarıdır.
      2. **Sağlıklı Karbonhidratlar:** Enerji ihtiyacınızı karşılamak için önemlidirler. Ancak buradaki tercihiniz beyaz şeker ve işlenmiş ürünler yerine, tam tahıllar (tam buğday ekmeği, bulgur, yulaf, esmer pirinç), sebzeler ve meyveler gibi kompleks karbonhidratlar olmalı. Bu besinler aynı zamanda lif içeriği sayesinde sindiriminizi de destekleyecektir.
      3. **Sağlıklı Yağlar:** Bebeğinizin beyin ve sinir sistemi gelişimi için vazgeçilmezdir. Zeytinyağı, avokado, ceviz, badem gibi çiğ kuruyemişler ve yağlı balıklar iyi sağlıklı yağ kaynaklarıdır.
      4. **Bol Meyve ve Sebze:** Her gün farklı renklerde bol miktarda meyve ve sebze tüketerek vitamin, mineral ve antioksidan ihtiyacınızı karşılayın. Özellikle yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, brokoli) folat açısından zengindir.
      5. **Kalsiyum ve D Vitamini:** Bebeğinizin kemik gelişimi için gereklidir. Süt, yoğurt, peynir gibi süt ürünleri kalsiyum açısından zengindir. D vitamini için ise doktorunuzun önerisiyle takviye alabilir veya güneşlenmeye dikkat edebilirsiniz.
      6. **Demir:** Anemi riskini azaltmak ve bebeğinize yeterli oksijen taşınmasını sağlamak için demir alımı önemlidir. Kırmızı et, karaciğer (doktor kontrolünde), kuru baklagiller, kuru meyveler ve yeşil yapraklı sebzeler demir açısından zengindir. Demir emilimini artırmak için C vitamini içeren besinlerle (portakal, mandalina, biber) birlikte tüketmeye çalışın.
      7. **Sıvı Tüketimi:** Bol su içmek, hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı için çok önemlidir. Günde en az 8-10 bardak su içmeye özen gösterin.

      Unutmayın ki "bebeği büyütmek" derken kastettiğimiz, sağlıklı ve dengeli bir gelişimdir. Aşırı şekerli ve sağlıksız gıdalarla kontrolsüz kilo alımı, bebeğin gelişimi için her zaman iyi bir gösterge değildir ve uzun vadede sağlık riskleri taşıyabilir.

      En doğru ve kişiye özel beslenme planını, sizi ve bebeğinizin gelişimini yakından takip eden doktorunuz veya bir diyetisyen ile birlikte oluşturmanız en doğrusu olacaktır. Onlar sizin tıbbi geçmişinize ve bebeğinizin mevcut durumuna en uygun önerileri size sunabilirler.

      Bu özel dönemde kendinize iyi bakın ve aklınıza takılan her şeyi doktorunuzla paylaşmaktan çekinmeyin. Sağlıklı ve huzurlu bir gebelik dileğiyle...

      Sil
Daha yeni Daha eski

İletişim Formu

Sizin Düşünceniz Nedir?

Okuduğunuz konuyla ilgili merak ettiklerinizi sorabilirsiniz. Yorumlarınız kesinlikle en kısa sürede cevaplanacaktır.

#toc-container { border: 1px solid #e5e5e5; padding: 15px; margin: 20px 0; background: #fafafa; font-size: 14px; } #toc-container strong { display: block; margin-bottom: 10px; font-size: 16px; } #toc-container ul { list-style: none; padding-left: 0; } #toc-container ul li { margin-bottom: 6px; } #toc-container ul li a { text-decoration: none; color: #006699; } #toc-container ul li a:hover { text-decoration: underline; } ]]>